11 Mart 2026
Ara
Haber Avrupa Ekonomi Haberleri Orta Doğu'daki Gerilim Ekonomik Belirsizlikleri Artırdı mı?

Orta Doğu'daki Gerilim Ekonomik Belirsizlikleri Artırdı mı?

Orta Doğu'daki jeopolitik riskler, enflasyon ve faiz tahminlerini etkileyerek ekonomik belirsizlikleri artırdı.

Son dönemde Orta Doğu'da yaşanan gerilim, özellikle ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrasında, küresel ekonomik dengeleri etkilemeye başladı. Bu gelişmeler, enerji fiyatları üzerinde baskı oluşturarak, ekonomik belirsizlikleri artırdı. Analistler, bu bağlamda yıl sonu enflasyon ve faiz beklentilerini yukarı yönlü revize ederken, büyüme tahminlerinde de aşağı yönlü güncellemeler gerçekleştirdi.

Artan jeopolitik riskler, hem Türkiye hem de dünya ekonomisinde önemli değişikliklere yol açtı. Özellikle enerji piyasalarındaki dalgalanmalar, ekonomiye yönelik beklentileri derinden etkiledi. Analistlerin güncel tahminleri, yıl sonu enflasyon beklentilerinin yüzde 25 seviyesinin üzerine çıkmasına neden oldu.

Enflasyon Beklentileri Neden Yükseldi?

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, yılın ilk enflasyon raporunda 2026 yılı için enflasyon tahminini yüzde 16 seviyesinde sabit tutarken, tahmin aralığını yüzde 15-21 bandına yükseltmişti. Ancak, mevcut jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki artış, analistlerin tahminlerini önemli ölçüde etkiledi. Revizyonlar sonrasında yıl sonu enflasyon beklentileri, analistlerin öngörülerinin oldukça üzerinde gerçekleşti.

Bunun yanı sıra, Merkez Bankası'nın 2026 yılı için ortalama Brent petrol fiyatı varsayımı 60.9 dolar seviyesinde bulunmasına rağmen, artan jeopolitik riskler petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturdu. Bu durum, enflasyon tahminlerini de olumsuz etkiledi.

Enerji Fiyatlarının Ekonomiye Etkisi Nedir?

Millî Gazete'nin ulaştığı analizlere göre, savaşın enerji fiyatları üzerinden yeni bir maliyet dalgası oluşturabileceği vurgulanıyor. İş Yatırım ekonomistleri, 2026 yılı ortalama Brent petrol fiyatı varsayımını 67 dolardan 76 dolara yükseltmiş durumda. Bu gelişmeler, yıl sonu enflasyon tahmininin de yüzde 24,5'ten yüzde 25,5'e çıkarılmasına neden oldu.

Akaryakıt fiyatlarındaki beklenen artış, Mart ayı enflasyonunu da yukarı çekebilir. Ekonomistler, bu nedenle Mart enflasyonunun yüzde 2'nin belirgin üzerinde gerçekleşebileceğini öngörüyor. Ayrıca, savaşın uzaması veya petrokimya altyapısının zarar görmesi durumunda risklerin daha da artabileceği ifade ediliyor.

Faiz Beklentileri Üzerinde Ne Gibi Etkiler Oluştu?

Analizlerde, mevcut yoğun saldırı ortamının 3-4 hafta içinde sona ereceği ve Hürmüz Boğazı'nın Nisan başında yeniden açılacağı varsayımı baz alındı. Ancak, yıl boyunca jeopolitik gerilimin devam edeceği öngörülüyor. Bu bağlamda, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın Mart ayındaki toplantısında faiz indirimi yapmayabileceği belirtiliyor.

Yıl sonu politika faizi tahmini, yüzde 30'dan yüzde 31'e yükseltilmiş durumda. Bazı ekonomistler ise risklerin devam etmesi halinde politika faizinin yüzde 32 seviyesine kadar çıkabileceğini değerlendiriyor. Ayrıca, petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki etkisi de dikkat çekici bir konu olarak öne çıkıyor.

TCMB'nin daha önce yayımladığı bir çalışmaya göre, petrol fiyatındaki kalıcı yüzde 10'luk artışın bir yıl sonunda enflasyona yaklaşık 1 puan etkisi bulunuyor. Brent petrol fiyatının 90 dolar seviyesinde kalması durumunda, dolaylı etkilerle birlikte enflasyon üzerindeki toplam etkinin 4,1 ile 5,6 puan arasında olabileceği tahmin ediliyor.

Bu gelişmeler ışığında, enerji fiyatlarındaki artışın dış denge üzerinde de baskı oluşturacağı belirtiliyor. TCMB'nin çalışmalarına göre, ham petrol fiyatında 10 dolarlık artış, cari açığı yaklaşık 2 milyar 600 milyon dolar artırabiliyor. Bu çerçevede, ekonomistler 2026 yılı için 36 milyar dolar olarak öngörülen cari işlemler açığı tahminini 45 milyar dolara yükseltti.

Sonuç olarak, artan üretim maliyetleri, küresel büyümedeki yavaşlama ve sıkı finansman koşulları, ekonomik faaliyet üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Bu durum, 2026 yılı için büyüme tahminlerini de aşağı yönlü revize etmeyi zorunlu kıldı. 2026 yılı GSYH büyüme tahmini, yüzde 4 seviyesinden yüzde 3,8'e çekildi.

Merkez Bankası rezervlerinde de savaşın etkileri gözlemlenmeye başladı. Ekonomistlerin hesaplamalarına göre, savaşın ilk haftasının yaşandığı 6 Mart haftasında Merkez Bankası yaklaşık 13 milyar 200 milyon dolarlık döviz satışı gerçekleştirdi. Bu dönemde brüt döviz rezervi 12 milyar 700 milyon dolar azalarak 197 milyar 500 milyon dolara gerilerken, swap hariç net rezerv de 13 milyar 900 milyon dolar düşüşle 64 milyar 900 milyon dolar seviyesine indi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *