14 Şubat 2026
Ara
Haber Avrupa Gündem Ilk kalp nakli 1967 yılında gerçekleştirildi: tıp tarihinin dönüm noktası

Ilk kalp nakli 1967 yılında gerçekleştirildi: tıp tarihinin dönüm noktası

1967 yılında gerçekleştirilen ilk kalp nakli, tıp tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir.

1967 yılında gerçekleştirilen ilk kalp nakli ameliyatı, yalnızca bir tıbbi müdahale değil, aynı zamanda insanlığın “imkânsız” olarak nitelendirdiği bir sınırın aşılması anlamına gelmektedir.

Bu tarihi operasyon, 9 saat süren bir süreç sonucunda modern cerrahinin seyrini değiştirmiştir.

Ameliyatın gerçekleştiği tarih ve yer nedir?

1967 yılının Aralık ayı, Güney Afrika'daki bir hastanede, ameliyathane ışıkları gece boyunca yanmaya devam etti.

O masada yatan hasta, yalnızca bir birey değil, aynı zamanda insanlığın cesaretini simgeleyen bir figürdü.

Kim bu cesur cerrah?

Operasyonu gerçekleştiren cerrah, Güney Afrikalı Christiaan Barnard'dır.

O güne kadar kalp nakli, teorik olarak mümkün görülse de pratikte “imkânsız” olarak kabul ediliyordu.

Ameliyatın teknik detayları ve sonuçları nelerdir?

Barnard ve ekibi, beyin ölümü gerçekleşmiş bir donörden aldıkları kalbi, ağır kalp yetmezliği yaşayan hastaya nakletmeyi başardı.

Ameliyat, yaklaşık 9 saat sürdü ve teknik olarak başarılı bir şekilde tamamlandı.

Hasta, operasyon sonrası 18 gün hayatta kalabildi; bu süre, tarihin seyrini değiştirmeye yetti.

O zamana kadar kalp durduğunda hayatın sona ereceği düşünülüyordu, ancak bu operasyon kalbin değiştirilebilir bir organ olduğunu kanıtladı.

Modern transplant cerrahisinin kapıları bu şekilde aralanmış oldu.

Günümüzde kalp nakilleri, rutin bir tıbbi prosedür olarak uygulanmakta ve her yıl yüzlerce hasta yeni bir kalple hayata tutunmaktadır.

Ancak bu yolun ilk adımı, 1967 yılında atılmıştır.

Türkiye'de ilk başarılı kalp nakli ise 1989 yılında gerçekleştirilmiştir.

O tarihten itibaren transplant cerrahisi alanında önemli ilerlemeler kaydedilmiş, yapay kalpler ve mekanik destek cihazları gibi yeniliklerle başarı oranları artmıştır.

Bir ameliyathane gecesi, 9 saatlik bir mücadele ve insanlık tarihine kazınan bir kırılma anı, tıbbın sadece bir reçeteden ibaret olmadığını, bazen bir cesaret anı olabileceğini göstermektedir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *